Kayserili Madonna – Kürksüz Olan

img_6636

Bizi biz yapan değerlere her daim sahip çıkan cupofman ekibi olarak Funda Özkalyoncu’nun cesur edebi yorumları sonrasında hepinizin aklında oluşan sorunun cevabını almak için İstanbul’a doğru yola çıktık bu hafta. Her yiğidin gönlünde bir Madonna yatar ya hani.. Kimisi için Sabahattin Ali’nin ölümsüz eserinin baş kahramanı Marie Puder’dir bu.. Kimisi için Sabahattin Ali’nin ölümsüz eserinin yan kahramanı şarkıcı  Madonna’dır.. Ama şüphesiz ki bizlerin gönlünde yatan gerçek Madonna, Kayserili ve kürksüz olandır. 2 yıla yaklaşan sessizliğin üzerine sizler için küçük bir jest yapmak istedik kapısını çalarak bu hafta. Ve yine bizleri kırmayıp içtenlikle tüm sorularımıza cevap verdi siz hayranları için..

 

Özgün Hanım uzun bir  aradan sonra yeniden merhabalar.

Swarmdan silmiştim ben sizi ama bulmuşsunuz yine adresimi.. O kadar yol gelmişsiniz buyrun geçin içeri, kedilerimle beraber konuşalım.

 

Nezaketiniz ve açıksözlülüğünüz için teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim. Ayakkabılarınıızı çıkartmanıza gerek yok artık, Miri’ye patik ördüm arkanızdan temizler o yerleri. Buyrun ..

 

fullsizerender_4

Maşallahınız var hani, biz gözden düştü sığır gibi yaşıyor demeyi beklerken tam bir keyif pezevengi olmuş çıkmışsınız. Neler yaptınız gözlerden uzaktayken..

Aslında çok da gözlerden uzak değildim, hayranlarımla iletişimimi hiç bir zaman koparmadım sadece daha sakin bir hayat yaşamak için sizlerden kaçıyordum. Ama gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü bir özelliği var malesef..  Sabahattin Ali’nin dünya popuna yön verecek bir yıldızı doğmadan bizlerle buluşturması gibi siz de sürekli hayranlarımla buluşturuyorsunuz beni. Varolun..

Rica ederiz efendim, sözleriniz kırıcı da olsa Özgün sevgimiz kapris yapmaya el vermiyor. İzmir’i sanatın başkenti yapma yolunda ilerlerken siz de İstanbul’a yerleştiniz ve İzmir’li hayranlarınızı üzdünüz. Ama hayat devam ediyor.. İstanbul’da neler yapıyorsunuz?

İzmir’den ve sanattan hiç kopmadım aslında. İstanbul’da küçük bir tiyatro topluluğu kurdum kedilerimle birlikte. Butik oyunlar sergileyerek hayranlarımla her daim iletişim halindeyim. Ama ekranlardan ve müzikten uzak kaldım bu süreçte ama sanatçıyı sanatçı yapan tiyatroymuş bunu keşfettim.

Buca’yı Buca yapan da sizdiniz. Öksüz kaldı resmen. Funda Hanım açıklamalarından sonra belli bir kitlenin tepkisine uğradı. Açıkçası akla gelen ilk Madonna’nın siz olmaması hayranlarınızı öfkelendirdi. Ne düşündünüz bu tartışmalar yaşanırken.

Tahmin edersiniz ki yoğun bir hayatım var ve televizyon çok izleyemiyorum. Sabahattin’le birlikte youtube’da izledik programı ve çok güldük. Normal karşıladık ama, ülkemizde biliyor gibi yapmak her zaman revaçta oldu. Hele ekran önünde 70 milyon bizi izlerken daha da gaza gelip kaptırıyor insan. Çok üstüne gitmemek  lazım Funda Hanım’ın.. Sabahattin zaten gerekli cevabı verecek yakın zamanda bir basın toplantısı düzenleyip.

img_6630

Umuyorum bahsettiğiniz kediniz değildir. Ama bu konuya çok girip konuyu sizden uzaklaştırmak istemiyorum. Biz Özgün’ü özledik. Albüm veya film bekliyoruz artık sizden.

Müzik’te kalıcı işler yapmak istiyorum artık. Belli bir isim yaptıktan sonra bakkal şarkıları yapmak koyuyor insana bu yüzden ciddi adımlar  atmaya karar verdim İstanbul’a taşınınca. İlk 3 ay Sezen Aksu’nun kapısında yattım şarkı alabilmek için ondan. Sağ olsun Paul isminde bir centilmen 3 ayın sonunda dayanamayarak yanıma geldi ve Sezen Aksu’nun buradan taşındığını söyledi de kendime geldim. ve belki de en kalıcı işimi yapmış oldum bu sayede: Aşk

Çok duygulu bir açıklama. Hayranlarınız bu habere eminim çok sevinecekler. Zira Miri’yle olan ilişkinizden sonra depresyona girdiğiniz düşünülüyordu ki bunda milliyet gazetesinin son haline inanamayacaksınız haberinin de kuşkusuz rolü büyük.

fullsizerender_2

Milliyet gazetesi malesef internet sayfasında böyle üzücü ve gerçekliği olmayan haberler yapmaya alıştı. Eski Özgün olsa dava açıp bu konuyu uzatırdı ama ben artık sessiz kalıp onları ciddiye almamayı öğrendim. İstanbul olgunlaştırdı belki de beni. Aradığım huzuru buldum diyebilirim burada.

 

fullsizerender

Ama yine de haberler peşinizi bırakmadı bir süre. Yaşadığınız özgüven patlaması hayranlarınızı şaşırtmıştı ki fotomontaj olduğu çıktı daha sonradan ortaya.

Arkadaşlarmın eğlenmesi için kendi yaptığım bir montajı gerçek sanıp paylaşmaları Türkiye’de gazeteciliğin geldiği noktayı özetliyor aslında. Ben bunlara sadece üzülüyorum ve gülüyorum. Kafanı eğ Aleyna geçiyor

(2 dakika balkona pusuyoruz ve röportaj sonra devam ediyor)

 

img_6635

Hasibe Eren’i bizlere sevdiren Sıdıka dizisinin yeniden çekileceği ve Sıdıka’yı sizin canlanlandıracağınızı duyup heyecanlanmıştık. Ama projeden ses çıkmadı sonra.

Gılgamış’ı hatırlar mısınız bilmem. imdb’ye girince hala Kenan İmirzalıoğlu ve Hande Ataizi gibi oyuncuların biosunda filmi görürsünüz ama filmi göremezsiniz. Öyle içsel bir çalışma yaptık bizde. Yıllarca akılda kalacak bir işe imza attık ama haksız rekabet yaratmamak için ekranlara sürmedik diziyi. Bazen evde Paul’la izleyip gülüyoruz. Belki ileri de internet kanalı kurup oradan yayınlayabiliriz ama şimdilik ekranlardan uzak kalıp tiyatroya devam etmeyi düşünüyorum.

Diliyorum tiyatroda istediğiniz elde eder ve yakın zamanda ekranlara yeniden dönersiniz. Bizlere yeniden vakit ayırıp evinizde ağırladığınız için teşekkür ediyoruz size.

Ben teşekkür ediyorum. Ne yalan söyleyim röportaj vermeyi özlemişim sizlere. Madem buralara kadar geldiniz sizi havaalanına kadar ben götüreyim. Aklım siz de kalmasın gittiğinizden emin olmak içimi rahatlatır.

fullsizerender_3

Nezaketiniz için tüm cupofman okurları ve ekibim adına size teşekkür ediyorum tekrardan.

De hadi o zaman..

Advertisements

Kayserili Madonna: Renaissance

IMG_5611

Bu haftanın sürprizi bir biyografi eseri. Türk müziğinin güçlü sesi ve gülen yüzüyle adeta dünyaya açılan penceresi olan Kayserili Madonna’nın başarı öyküsünü anlatan “Kayserili Madonna”nın lansmanı ünlü şarkıcının da desteğiyle yapıldı. Cupofman ekibi tarafından kaleme alınan biyografide bize her aşamada yardımcı olan sanatçı kitabın lansmanında da bizi kırmayarak yine siz sevenleri için sorularımızı cevapladı.

Hayranlarınızla aranızdaki mesafeyi tamamen sıfıra indiren bir çalışmanın lansmanı için buradayız sizlerle. Duygularınızı alabilir miyiz?

Gerçekten çok mutlu ve gururluyum. Bir insanın bu yaşta biyografisinin yazılması gerçekten büyük bir gurur. Sanıyorum bu kadar genç yaşta biyografisi yazılan tek sanatçı Justin Bieber’dı, müzik raflarında olduğu gibi kitap raflarında da onun tekelini kırma fırsatı bulduğum için de ekstra sevinçliyim.

Bu yaşta bu başarılarla gerçekten hak etmiştiniz bunu. Esas bu başarılarla dolu hayatı benim kaleme almama izin verdiğiniz için ben çok sevinçli olduğumu belirtip sizlere hayranlarınız huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum.

Açık konuşmak gerekirse ben de dahil tüm hayranlarınız “Memnunluk Oyunu” filminden sonra sizin için her şeyin daha kolay olduğunu ve şöhretin basamaklarını bir bir tırmandığınızı düşünüyorduk. Bu kitap bize aslında ne kadar çileli bir yoldan geçtiğinizi gösterdi. O günleri kısaca tekrar paylaşmak ister  misiniz?

“Memnunluk Oyunu” tabi ki de benim için bir mihenk taşı bunu kesinlikle göz ardı edemem. Ancak siz de biliyorsunuz ki biz o filmde çok genç bir ekiptik ve varımızı yoğumuzu ortaya koyarak filmi çektik ve bir yerlere getirdik. Bu yüzden de pazarlama kısmı toyluğumuza geldi ve filmden elde ettiğimiz kazanç bir şekilde bize ulaşmadan eridi. Bu yüzden ben de evlere temizliğe giderek ilk albümün için gerekli olan parayı deyim yerindeyse taştan çıkardım.

IMG_5614

Gösterdiğiniz azmin de karşılığını dünya çapında aldığınızı düşünüyoruz. İyi ki de o zorluklardan geçmişsiniz ama sanatçıyı sanatçı yapanda yaşadığı acılardır diye düşünüyorum.

Kesinlikle, yaşadığım o acılar olmasa ilk hitim “Kaşlar Lens mi?” yi yazmak yerine Sinan Akçıl’dan şarkı almak zorunda kalabilirdim. Bu yüzden yaşadığım her şeyin haklı gururunu hem kalbimde yaşıyorum hem de bu izleri sanatıma yansıtarak sizlerin de yaşamanızı sağlıyorum.

Kitabın girişinde söylediğiniz bir sözünüz var “Aşk imkansızı imkanlı yapar”. Açar mısınız biraz daha?

Aslında bu bir Flemenk ata sözü. “liefde maakt het onmogelijke… mogelijk.”. Geçenlerde yaptığım damatsız düğünü de gördünüz ve benim gerçek aşkımın sanat olduğunu biliyorsunuz. Bulunduğum konuma gelmek için gündeliğe gittiğimi, çağ kebabı kestiğimi her şeyimi biliyorsunuz. Eğer aşk olmasaydı bunların hiç biri olmazdı. Önsöze bunu yazmanızı bu yüzden istedim. Okuyucularımız da imkanları içimizdeki aşkla yaratabileceğimizi bilsinler ve hayallerini asla terk etmesinler yeter ki.

Peki gelelim kitap kapağında ki “Deniz Seki”den alınmış ancak coverlanmış söze.

“Hangimiz hayatını anlatırsa fabl olur..” yani aslında ince ama fazlasıyla da açık bir söz. Bu kitap biyografiden de öte bir yandan da aşkın kitabı diye düşünüyorum ben. “Fabl”ın kelime anlamına girmek istemiyorum okuyanların bildiğini varsayarak. Ben hayatına insan dışında konuşan bir canlı almayan birisi olduğuna inanmıyorum ve bu yüzden hangimiz hayatını anlatırsa anlatsın roman değil fabl olur diye düşünüyorum. Roman olursa da hayatımızın belli kısımlarını anlatmaktan ve samimiyetten kaçınmışızdır diye düşünüyorum. Zaten bu noktada sevenlerimle tamamen aradaki perdeleri kaldırmış bulunuyorum.

IMG_5618

İlk defa biyografiniz için itiraf ettiğiniz ve bu söyleşinin dışında sadece ve sadece “Kayserili Madonna” kitabında yer alacak olan büyük sırrınız ve başarınızdan da bahsedelim istiyorum. Kuzey Kore liderinin doğum gününde sahneye çıkan ilk ve tek yabancı şarkıcısınız. Nasıl bir duygu bu?

Öncelikle bu büyük sırrı biyografime koymama izin verdiği için “Kim”e çok teşekkür ediyorum ve doğum gününü bir kez daha kutluyorum bu vesileyle. Teklif bana geldiğinde çok şaşırdım açıkçası. İlk başta çekindim ve kabul etmedim. Biliyorsunuz ki izole bir ülke ve onlar ne verirse onları öğreniyorsunuz. Ancak istihbarat ajanlarının yaptığı 1-2 işkenceden sonra teklifi seve seve kabul ettim ve gerçekten de çok güzel bir konser oldu. Hem onlar için hem benim için mutlu sonlandı. Buradan tüm Kuzey Kore halkına öpücüklerimi yolluyorum, ben onların göz yaşlarına kurban olurum.

IMG_5621

Gelelim o diğer malum konuya. Siz Kuzey Kore’deyken hakkınızda çıkan intihar etti dedikodusu? Twitter da kendinizi intihar etti diye trend topic listesinin zirvesinde görmek sanıyorum sizi şok etmiştir. Peki bu dedikodunun aslı astarı nedir?

Kuzey Kore’ye gitmeden önce haklarında çok fazla bilgim olmadığı için arkadaşlarımla toplanıp noodle partisi yapalım dedik. Meğersem adamlarla alakası yokmuş bu vesileyle kendilerinden özür diliyorum. Noodle yemeye giderken karşıdan karşıya geçmeye çalışan kör bir bayana yardım etmek istedim ve o esnada arabadan atılan noodle boğazıma kaçtı. Arkadaşlarımın müdahelesi hayatımı kurtardı ve olaydan 2 saat sonra uçağa binip Kuzey Kore’ye gittim. Ortalarda görünmeyince magazin dünyası bu haberle sarsılmış maalesef. Ama gördüğünüz gibi buradayım ve sizin karşınızdayım.

IMG_5624

İyi ki de karşımızdasınız. Sizi biraz rahatsız edeceğiz ama herkesin merak ettiği bir konu var. “İnstagram polisiyim, elimde kimin spam takipçisi var hepsini dosyaladım açıklarsam ortalık karışır” demiş ve Justin Bieber’a taş atmıştınız. Dün yapılan İnstagram Operasyonu sonucunda Justin’in 3.5 milyon takipçisi silindi ve bir nevi haklı çıktınız. Ancak sizin de takipçi sayınız 7 milyondan 469’a düştü. Davacı olacak mısınız?

Albüm satışlarım ve fotoğraf beğenilerim ortada. Ben o gündeliklere takipçi ve beğeni satın almak için gitmedim bunu herkes biliyor. Justin’in bok yemesi diye düşünüyorum. Para verip takipçilerimi satın aldı ve hesaplarını sildirtti. Konuyu mahkemeye taşıyacağım o yüzden bu konu hakkında fazla konuşmazsak sevinirim.

Peki kitabın adı neden “Rönesans”?

Sanırım bu sorunun cevabını kitabı okuyarak öğrenmek hayranlarımı daha mutlu edecek. Bu da bizim küçük sırrımız olsun ne dersin?

Haklısınız o zaman daha fazla soru sormayarak biraz da kitap için sır kalsın diyor ve susuyoruz. Çok teşekkür ederiz tekrardan hem lansmanımızı onurlandırdınız hem de sayfalarımıza renk kattınız tekrardan. Biz inanıyoruz ki gerçek sevenleriniz hem kitaba hem de albüme olan desteğiyle yanınızda yer alacaklardır.

Çok teşekkür ediyorum. Bu arada biyografi kitabımı ve son maxi single’ımı alana “Wok to Go” midi noodle hediye ediyor. Bu ufak promosyonumuzu da unutmayın. Hepinize iyi okumalar.

IMG_5616

Takı Töreni

bitch is back

Aydın ve Tuğba doktoralarını bitirmeye çalışan iki arkeologdur. Projeleri Türkiye’de ki firavun mezarları olduğu için bulgu konusunda sıkıntı yaşayan iki bilim insanı yoğun bir çalışma temposuna kapılmışlardır. Sunum yapmalarına sayılı günler kala Pınarbaşı’nda kazılarını sürdürmektedirler.

Bilim çevrelerince delilikle suçlanan iki genç iddialarını kanıtlamak için gece gündüz çalışmaktadırlar ve en sonunda yerin altından altın bir tabut çıkarırlar. Titizlikle temizledikleri tabutun üzerindeki simgeleri çözümleme gereği duymadan tabutu açarlar ve bugüne kadar tarih kitaplarında yazılan her şeyin yanlış olduğunu kanıtlayacakları muhteşem keşiflerine ulaşmanın mutluluğunu yaşarlar.

düğünde ölen grandma

Sunum günü geldiğinde tüm dünyanın ilgisi Cern’den İzmir’e kaymıştır. İki genç bu keşifle dünya gündemini derinden sarmışlardır ve adlarını tarihe altın harflerle yazdırmışlardır. Ancak bu onlar için yeterli değildir. Firavunun hikayesini de yazarak rüştlerini bir kez daha ispatlamak isterler.

Firavuna ait daha çok bilgi edinmek isteyen gençlerimiz Pınarbaşı’na geri dönerek kazı çalışmalarını daha derine indirmeye karar verirler. Firavunun günümüzdeki görüntüsünü öğrenmek içinde kemikleri kriminal makyaj alanında uzman olan arkadaşları Deniz’in laboratuarına yollarlar.

Kazı çalışmaları istediği gibi gitmeyen gençlerimiz mezarın bulunduğu yerden çok sayıda tebrik telgrafı, çelenk yazısı gibi düğün salonlarına ait atıklara ulaşırlar. Birde incilin içerisine gizlenmiş bir düğün kasedi geçer ellerine. Kasedi izlemek hepsinin hayatını değiştirecektir.

Kaset 1964 yılına aittir. Pınarbaşı’nın zengin ailelerinden Haspaların kızı Özgün, Kemalpaşa’nın zenginlerinden Kiraz’ların oğlu Dj Emenike’yle dünya evine girmektedir. Klasik bir Türk düğününden farkı olmayan video birden bire karışır. Takı töreni sırasında görümcesinin yaptığı gerdek esprileri karşısında heyecanlanan gelin kalp krizi geçirerek ölür ve video biter. Aydın ve Tuğba başarılarının gölgelenmemesi için kasetten kimseye bahsetmeme kararı alırlar ancak bazı şeyler için geç kalmışlardır.

IMG_7850

O akşam telefonları çalar ve arkadaşları Deniz iki bilim insanını laboratuarına çağırır. Gençler ikinci büyük şoku yaşarlar. Makyajı tamamlanan firavun düğünde ölen gelin çıkar. Aydın ve Tuğba hikayeyi Deniz’e de anlatmak durumunda kalırlar. Üç arkadaş bundan kimseye bahsetmemek için birbirlerine söz verirler.

Ancak başlarına gelenlerden henüz haberleri yoktur. Gençlerimiz iki ayrı laneti harekete geçirmişlerdir. Er ya da geç küçük sırları dünyanın başına bela açacaktır ve olayları çözebilecek kişiler maalesef yalnızca kahramanlarımızdır.

Bir sabah Aydın ve Tuğba’nın evine polis baskın yapar. Gözaltının gezi parkıyla alakalı olduğunu düşünen gençlerimiz çok önemsemezler ancak düşündükleri gibi değildir hiç bir şey. Pınarbaşı’nda esrarengiz ölümler başlamıştır ve öldürülen kişiler gençlerimizin kazı alanına atılıp gömülmektedir. Ayrıca gençlerimizin vücudunda belli başlı bıçak yaraları belirmeye başlar. Buda polisin gözünden kaçmamıştır.

IMG_6830

Gözaltı sonrası eve gidince kasedin çıktığı incili okumaya başlayan gençlerimiz bunun normal bir İncil olmadığını, bir büyü kitabı olduğunu fark ederler. Kitap İbranice yazılmıştır ve kitapta yazan bazı şekiller gençlerimizin vücudunda beliren simgelerle aynıdır. Başlarına gelen beladan kurtulmak isteyen gençler bir sinagoga giderek başlarındaki belayı öğrenmek isterler. Gençlerin kalça ve kasıklarında çıkan simgeleri okuyan Haham dehşete düşer: “O gerdeğe girilecek hacı!”.

Haham gençlerle birlikte kasedi izler ve büyü kitabını sonuna kadar okur. Gençlerimiz çok tehlikeli bir “Gerdek Büyüsü”nü bozmuşlardır. Takı töreni sırasında ölen gelinin cennete gidecek olmasını kıskanan görümce güçlü bir gerdek büyüsü yaptırarak gelinin cesedini lanetlemiştir ve gelin gerdeğe girene kadar cennete gidemeyip bu dünyada kalacaktır.  Ancak bu büyü cinayetleri açıklamaz.

IMG_1367

Ölen kişilerin kimliklerini inceleyen gençlerimiz başka bir ayrıntı yakalarlar. Düğünde çeyrek altından aşağısını takanların veya düğüne gelip takı törenine katılmayan insanların akrabaları öldürülmektedir. Gizemi çözmek için mezarı daha derin kazmaya başlayan gençlerimiz aynı yerde gömülü ikinci bir ceset bulurlar. Yapılan makyaj sonucu ceset kasettekilerle ilişkilendirilir ve ortaya “kim ne takmış?” diye not alan babanne çıkar. Düğünden 2 gün sonra takıları sayarken ölen babannenin son sözleri “Özgün ölmeden o sahte bileziği kimin taktığını söyleseydi iyiydi.” olur ve torununun yanına gömülür. Gençlerimizin artık çözmeleri gereken üç büyük sorun vardır:

1) Gelinle kim gerdeğe girecek?

2) Sahte bileziği takan kim?

3) Belediyenin önündeki fışkiyeyi kim kırdı?

Başından sonuna kadar sizi içine çeken kitap son dönemde yazılmış en iyi korku romanlarından biri olarak gösteriliyor. Saygın eleştirmenlerden 10 üzerinden 11 alan romanın film yapılıp yapılmayacağı ise şimdiden büyük merak konusu.

Yatmadan Önce Yüz Marker Darbesi

blumia 2“Yatmadan Önce Yüz Marker Darbesi” bir genç kız ve onun yürek burkan resim defterini konu alan cover bir edebi ürün olarak karşımıza çıkıyor. Kitabın ismini gören herkes “Aaa Melissa P.’nin kitabını taklit etmiş!!” diyerek ayıplasa da bahsi geçen herkes benzer bir içerik olduğunu düşünerek kitabı aldıkları için kitap “2013 Pazarlama Ödülü”ne layık görülmüştür. Ancak Edebiyat Dünyasından beklediği övgüleri alamadığı için unutulmaya yüz tutmuştur.

erkek 2

Kitabımız Tuğba isimli genç bir kızın kalem ve kağıtla tanışmasıyla başlıyor. Ekonomik krizle boğuşan İzicit ailesi yalının alt katını kiraya vermeye karar veriyorlar ve böylece kahramanımız en iyi arkadaşı olacak olan bir makyaj uzmanıyla komşu oluyor. Tuğba’nın hayatı da bu arkadaşlık sayesinde değişmeye başlıyor.

Keskin flashbacklerin yaşandığı kitap bir ara bizi Tuğba’nın 15. doğum günü partisine götürüyor. Arkadaşları ona bir günlük hediye ediyorlar ve okuma yazma bilmeyen Tuğba o gün bunu arkadaşlarına söylemeye utanıyor, günlüğünü de odasının en görünmez köşesine saklama kararı alıyor.

mac

18. yaş gününde yeni komşuları kendisine bir makyaj seti hediye ediyor. Aynanın karşısına geçen Tuğba hayatının ilk makyajını yapmaya çalışırken makyaja değil resme yeteneği olduğunu fark ediyor ve yıllar önce arkadaşlarının ona hediye ettiğini günlüğü sakladığı yerden çıkararak yaşadıklarını yazmak yerine çizmeye karar veriyor.

tedavi

Önceleri çiçek, böcek, güneş, bulut resimleri çizen İzicit, daha sonra çizgilerinde “aşk”a da yer verme kararı alıyor. İlk başlarda sadece sevgililerinin resimlerini çizen genç kızımız kalbinde açılan yaralardan sonra ağır depresyon ilaçları alarak bir süre hayattan kopuyor.

Tedavisi bittikten sonra kalemin ve gücün kendisinde olduğunu fark eden kahramanımız resmini çizeceği kişileri kendi seçme kararı alıyor. Herkesin resmini çizmeyerek erkeklerden intikam alıp acı çektiren taraf olmaya karar veriyor.

Toplum baskısından korkmadan ulu orta erkeklerin resmini çezen genç kızımızın hikayesini okurken onu hem çok sevecek, hem ona acıyacak hem de ondan nefret edeceksiniz. Okumaya başladığınız andan itibaren sizi esir edecek olan kitabı gün içinde bitireceğiniz için çalışmadığınız bir gün okumanızı tavsiye ediyorum. Aşkın, ihtirasın, nefretin, arkadaşlığın ve aile ilişkilerinin anlatıldığı muhteşem bir kitabı okumanın verdiği inanılmaz huzurda yanınıza kalacak en büyük artı olacak.

son

Memnunluk Oyunu

image_1362829404990546

Hikayemiz akıl hastanesinden yeni çıkan çocukluk arkadaşlarının hayata tutunmasına yardımcı olmak isteyen üç gencin bir pazar sabahı arkadaşlarını alarak çiçekli köye kahvaltıya gitmesiyle başlar. Kahramanlarımız güzel bir kahvaltının ardından voleybol oynamak isterler.

Ormanda top oynayacak yer ararlarken bir kafatası dikkatlerini çeker. Kafatasını incelemeye başlayan kahramanlarımız kafatasının altında bir sandığın gömülü olduğunu farkederler ve toprağı kazıyarak bu sandığa ulaşırlar. Sandığın içinden oyuncak bebek, koltuk değneği, köpek tasması ve üzerinde “1971” yazılı olan bir fotoğraf albümü çıkar.

IMG_6854

Kafatasını çok beğenen gençler nehirde onu yıkayarak eve götürmek isterler. Kafatasını temizleyen kahramanlarımızın hayatı artık eskisi gibi olmayacaktır. Kirli kafatasını temizleyerek güçlü bir büyüyü bozan gençler eski bir laneti canlandırmışlardır.

Her şey normal gibi görünürken ilk olarak çekildikleri fotoğraflarda birer ucube gibi görünmeleri kahramanlarımızı bir hayli korkutur. Geceleri rüyalarında kaz çobanı, Handan Hanım’ın yeğeni, Ayşe temalı kabuslar görmeye başlarlar.

IMG_6801

Başlangıçta hepsi birbirinden bu rüyaları gizleseler de olay rahatsız edici boyutlara ulaşınca birbirleriyle paylaşmaya başlarlar kabuslarını. Korkularının üzerine giderek bu gizemi çözmeye çalışırlar. Parçaları birleştirdikçe sona yaklaşan gençler en son bir sahil kasabasında bulurlar kendilerini.

Buldukları kafatasının 1971 yılında teyzesi Handan ve teyzesinin sevgilisi Dr. Ferit  tarafından öldürülen Kaz Çobanı Ayşe’nin köpeği Boncuk’a ait olduğunu öğrenirler. Boncuk öldükten sonra hayata daha pozitif bakmaya başlayan Ayşe sevgilisi Ali’nin eski nişanlısına dönmesiyle iyice kafayı yemiştir ve kendini insanları memnun etmeye adamıştır. Bu durumdan rahatsız olan Handan Teyzesi, Doktor Ferit, Ali ve sevgilisi tarafından diri diri gömülen Ayşe’nin mezarı Boncuk’un kafatasıyla mühürlenmiştir.

IMG_6849

Laneti bozan gençleri bu dörtlüyle karıştıran Kaz Çobanı ruhlar aleminde kazandığı doğa üstü güçleriyle kahramanlarımıza bir oyun oynamaktadır. Memnunluk Oyunu adıyla adlandırdığı bu oyunda memnun olan tek kişi kaz çobanının kendisidir.

485949_10151478115393291_1728806366_n

Ayşe’nin Boncuk’a olan düşkünlüğünü farkeden kahramanlarımız Boncuk’un kafasını bir kazığa geçirerek sürekli yanlarında taşımaya başlarlar. Boncuk’un ruhu yanlarındayken Ayşe’nin onlara zarar veremeyeceğinin farkındadırlar. Laneti bozmak için Boncuk’un ruhunu kurtarmaları gerekmektedir.

IMG_6829

Doktor Ferit ve Handan Hanım’ı canlandıran genç oyuncular Deniz Şahin ve Özgün Oba bu filmin kendileri için bir dönüm noktası olduğunu ve çekim sırasında çok tuhaf olayların başlarına geldiğini anlatırken baygınlık geçirdiler. Set ekibinin yaşadığı esrarengiz olaylar filmden daha çok konuşulacağa benziyor.

IMG_6828

Ali ve sosyetik sevgilisini canlandıran Aydın Ayhan ve Tuğba Özacit ise bu kadar pahalı bir yapımda rol almanın kendileri için büyük bir önem arzettiğini ve Türkiye’nin ilk gerçek korku filminde rol almaktan dolayı gurur duyduklarını paylaştılar bizlerle.

photo

Filmden kesitler:
IMG_6786IMG_6834 IMG_6831 IMG_6829 IMG_6810 IMG_6805 IMG_6794 IMG_6785

IMG_6835