Takı Töreni

bitch is back

Aydın ve Tuğba doktoralarını bitirmeye çalışan iki arkeologdur. Projeleri Türkiye’de ki firavun mezarları olduğu için bulgu konusunda sıkıntı yaşayan iki bilim insanı yoğun bir çalışma temposuna kapılmışlardır. Sunum yapmalarına sayılı günler kala Pınarbaşı’nda kazılarını sürdürmektedirler.

Bilim çevrelerince delilikle suçlanan iki genç iddialarını kanıtlamak için gece gündüz çalışmaktadırlar ve en sonunda yerin altından altın bir tabut çıkarırlar. Titizlikle temizledikleri tabutun üzerindeki simgeleri çözümleme gereği duymadan tabutu açarlar ve bugüne kadar tarih kitaplarında yazılan her şeyin yanlış olduğunu kanıtlayacakları muhteşem keşiflerine ulaşmanın mutluluğunu yaşarlar.

düğünde ölen grandma

Sunum günü geldiğinde tüm dünyanın ilgisi Cern’den İzmir’e kaymıştır. İki genç bu keşifle dünya gündemini derinden sarmışlardır ve adlarını tarihe altın harflerle yazdırmışlardır. Ancak bu onlar için yeterli değildir. Firavunun hikayesini de yazarak rüştlerini bir kez daha ispatlamak isterler.

Firavuna ait daha çok bilgi edinmek isteyen gençlerimiz Pınarbaşı’na geri dönerek kazı çalışmalarını daha derine indirmeye karar verirler. Firavunun günümüzdeki görüntüsünü öğrenmek içinde kemikleri kriminal makyaj alanında uzman olan arkadaşları Deniz’in laboratuarına yollarlar.

Kazı çalışmaları istediği gibi gitmeyen gençlerimiz mezarın bulunduğu yerden çok sayıda tebrik telgrafı, çelenk yazısı gibi düğün salonlarına ait atıklara ulaşırlar. Birde incilin içerisine gizlenmiş bir düğün kasedi geçer ellerine. Kasedi izlemek hepsinin hayatını değiştirecektir.

Kaset 1964 yılına aittir. Pınarbaşı’nın zengin ailelerinden Haspaların kızı Özgün, Kemalpaşa’nın zenginlerinden Kiraz’ların oğlu Dj Emenike’yle dünya evine girmektedir. Klasik bir Türk düğününden farkı olmayan video birden bire karışır. Takı töreni sırasında görümcesinin yaptığı gerdek esprileri karşısında heyecanlanan gelin kalp krizi geçirerek ölür ve video biter. Aydın ve Tuğba başarılarının gölgelenmemesi için kasetten kimseye bahsetmeme kararı alırlar ancak bazı şeyler için geç kalmışlardır.

IMG_7850

O akşam telefonları çalar ve arkadaşları Deniz iki bilim insanını laboratuarına çağırır. Gençler ikinci büyük şoku yaşarlar. Makyajı tamamlanan firavun düğünde ölen gelin çıkar. Aydın ve Tuğba hikayeyi Deniz’e de anlatmak durumunda kalırlar. Üç arkadaş bundan kimseye bahsetmemek için birbirlerine söz verirler.

Ancak başlarına gelenlerden henüz haberleri yoktur. Gençlerimiz iki ayrı laneti harekete geçirmişlerdir. Er ya da geç küçük sırları dünyanın başına bela açacaktır ve olayları çözebilecek kişiler maalesef yalnızca kahramanlarımızdır.

Bir sabah Aydın ve Tuğba’nın evine polis baskın yapar. Gözaltının gezi parkıyla alakalı olduğunu düşünen gençlerimiz çok önemsemezler ancak düşündükleri gibi değildir hiç bir şey. Pınarbaşı’nda esrarengiz ölümler başlamıştır ve öldürülen kişiler gençlerimizin kazı alanına atılıp gömülmektedir. Ayrıca gençlerimizin vücudunda belli başlı bıçak yaraları belirmeye başlar. Buda polisin gözünden kaçmamıştır.

IMG_6830

Gözaltı sonrası eve gidince kasedin çıktığı incili okumaya başlayan gençlerimiz bunun normal bir İncil olmadığını, bir büyü kitabı olduğunu fark ederler. Kitap İbranice yazılmıştır ve kitapta yazan bazı şekiller gençlerimizin vücudunda beliren simgelerle aynıdır. Başlarına gelen beladan kurtulmak isteyen gençler bir sinagoga giderek başlarındaki belayı öğrenmek isterler. Gençlerin kalça ve kasıklarında çıkan simgeleri okuyan Haham dehşete düşer: “O gerdeğe girilecek hacı!”.

Haham gençlerle birlikte kasedi izler ve büyü kitabını sonuna kadar okur. Gençlerimiz çok tehlikeli bir “Gerdek Büyüsü”nü bozmuşlardır. Takı töreni sırasında ölen gelinin cennete gidecek olmasını kıskanan görümce güçlü bir gerdek büyüsü yaptırarak gelinin cesedini lanetlemiştir ve gelin gerdeğe girene kadar cennete gidemeyip bu dünyada kalacaktır.  Ancak bu büyü cinayetleri açıklamaz.

IMG_1367

Ölen kişilerin kimliklerini inceleyen gençlerimiz başka bir ayrıntı yakalarlar. Düğünde çeyrek altından aşağısını takanların veya düğüne gelip takı törenine katılmayan insanların akrabaları öldürülmektedir. Gizemi çözmek için mezarı daha derin kazmaya başlayan gençlerimiz aynı yerde gömülü ikinci bir ceset bulurlar. Yapılan makyaj sonucu ceset kasettekilerle ilişkilendirilir ve ortaya “kim ne takmış?” diye not alan babanne çıkar. Düğünden 2 gün sonra takıları sayarken ölen babannenin son sözleri “Özgün ölmeden o sahte bileziği kimin taktığını söyleseydi iyiydi.” olur ve torununun yanına gömülür. Gençlerimizin artık çözmeleri gereken üç büyük sorun vardır:

1) Gelinle kim gerdeğe girecek?

2) Sahte bileziği takan kim?

3) Belediyenin önündeki fışkiyeyi kim kırdı?

Başından sonuna kadar sizi içine çeken kitap son dönemde yazılmış en iyi korku romanlarından biri olarak gösteriliyor. Saygın eleştirmenlerden 10 üzerinden 11 alan romanın film yapılıp yapılmayacağı ise şimdiden büyük merak konusu.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s