Ben de Tekim

first25

İnsanlar alkol alırken veya hüzünlü şarkılar dinlerken böyle bir garipleşip bir duygusallaşırlar ya hani. Eskiye dönerler ya da geleceğe dair umutsuzluğa kapılırlar falan. Hani öyle bir şey yok şuan ama öyle olaydı iyiydi dedim kendi kendime. Elimde kahve fincanım (fotoğraf çekilirken kahve içiyorum sadece geriye kalan zamanlarda fincan hep elimde) “That ‘70s Show” (70leri anlatan bir sitcom) izlerken bunalımın dibinde buldum kendimi.

Eddard-Stark-Baelor-1-09-lord-eddard-ned-stark-30121243-1280-720Sonra olay saçma sapan yerlere doğru ilerlemeye başladı. Hayatımı “Game of Thrones”un sezon finalleriyle kıyaslamaya başladım. Hoş hayatıma uzun süredir giren çıkan yok ama her çıkışta bir Eddard Stark ölmüş izlenimi yaşanması falan hoş değil. Her sezon önemli bir karakter ölse de benim hayatımda niyeyse Ned Stark ölüyor hep onu fark ettim. Ki dizinin başından beri Robb’un kral olacağına inanmıştım (izlemeyenler için spoiler oldu biraz ama izlemeyende yoktur herhalde). Neyse konumuz o değil ona da üzüldüm elbet ama sorun Ned Stark’ın sürekli hayatımdan çıkması gibi gelmeye başladı bana.Hani olayın saçma kısmı oda değil. Kendi hayatımın George R. R. Martin’iyim sonuçta. Ned’i öldüren benim. Ama yine bana koyuyor yani bunu çözebilmiş değilim. Ve tüm bunları kafam ayıkken (kafein zehirlenmesini araştırmadım tabi neden olabilir mi bilmiyorum) düşünmüş olmamda bir bakıma hoş değil aslında.

robb-stark-death-game-of-thrones-rains-of-castamere-red-wedding

Belki “Friends” izlerken kahve içseydim tüm bunları düşünmezdim deyip kızdım kendime. Bir kez okuduğum kitabı ikinci kez okumazken bir kez izlediğim diziyi neden ikinci kez izlediğimi düşündüm sonra. Bunu düşünürken nasıl bir geçiş yaptığımı bilmiyorum ama araç şarj kitimin bozulduğunu not ettim duvara (kağıt alcak param yok malum ay ortası, kalemler promosyon). Sorunumun düşünmek olduğuna karar verdim sonra. İnkar edemem “Cogito ergo sum!”(düşünüyorum, öyleyse varım!)  önemli bir sonuç. Ama düşünmez olaydım (Latincesini yazamadı) demiyor da değilim bazen. Düşünmeden de varım sonuçta. Descartes sağolsun ne diyim şimdi ölmüş adama bir şeyde denmez. Toprağı bol olsun.

tumblr_mnfi5fueeY1r1gulro1_400

O değil de geçen ilk okulda yazdığım günlüğü buldum bir sayfasında “Abimle ablam bugünde ölmediler” yazıyor. O yaştan kahve içmeye başlamışım herhalde ama iyi ki de o sayfa var. Hep yaşasınlar. (bu paragraf reklamlar gibi oldu).

Yani işte uzun lafın kısası, bir ele bin elle uzanır ama dokunamazsın bazen. Elimdeki fincanı bıraksam dokunabileceğimi bilsem kahveye de tövbe ederim orası ayrı. Ama olmadı mı olmaz. Ve bazen George R. R. Martin olduğumuzu düşünürken aslında Eddard Stark olduğumuzu fark ederiz. Kalemi tekrar ele alana kadar acıtır tabi. Ama yaraya kafein basmak diye de bir şey var. Pilavdan korksak kaşığa binmezdik sonuçta (kesin kafein zehirlenmesi).

Gelecekteki sevgiliye not,

(yazar bu kısmı bilerek boş bıraktı, gelecekte ne olacağını kestiremiyor).

İlla bir sonuca bağlamam gerekirse benim için bugünün ve bu yazının özeti:

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s